Reklamcı, sönük bir başarıdansa şaşırtıcı başarısızlıkları tercih eden risk alıcıdır.
 

Haz
08
2010
Ekipçe Ebru Kursuna Başladık!

Konya’da yaptığımız ufak bir araştırmadan sonra ebru,hat,ney,sema gibi sanatları yapılacak en güzel mekanın, Semasanat merkezi olduğuna kanaat getirdik .

Mesai saatinden sonra gittiğimiz kursta, hoca ile tanışma merasiminden sonra  geçtik teknenin başına.

Ya bismillah!

Hoca anlattıktan ve uyguladıktan sonra sıra bizdeydi.

Önceliği grafik konusundaki maharetiyle tanınan Emin Hocama verdik. Bakalım bu iş bilgisayardaki gibi yürüyor muymuş!

Teknesindeki baloncukları aldı… ‘Öd’ ile boyalarını karıştırdı. :p Fırçaya boya aldıktan sonra başladı şakırdayama… Aman Allah’ım ortaya çıkan sonuca bakın. Hemde ilk denemesinde.

Artık onun adı Ebru Ustası Ergun Zade Hacı Şakırdak Emin Efendi Bey…




 

 Daha sonra sıra bana geldi… Önlüğü bağladım. Fırçalara eğim yönüne doğru vurdum parmağıma. Maalesef ben diğer ekip arkadaşlarım kadar becerikli olamadım ilk denememde. Ortaya çıkan sonuç hüsran oldu… Ama daha sonraki dalgalarım görülmeye değerdi…

Artık benim adım Ebru Ustası Cildam Kerimesi Sultan Dalgacı Pınar Hanım =)



Sonra Tuna’ya geldi. Tuna herşeyi tamamladıktan sonra, Hüseyin ile beraber hocaya kurdukları tuzak çok haindi! Neymiş efendim, Tuna gel git yapacakmış.(hoca izin vermiyor,ilk dersten gel git yapılmaz diyor) Hüseyin hocayı garip sorularıyla bunaltırken gel git yapan Tuna’da rahat uyuyabilir artık sanırım…

Artık ona şöyle sesleniyoruz Ebru Ustası  Cildam Zade Hacı Gel Git Tuna Efendi Bey (hahahaha:D)

*Gel git Ebru : Battal ebrudan sonra, önce enlemesine ,boydan boya, daha sonra yukarıdan aşağıya  çizgiler çekildiğinde elde edilen ebru.
 

Sonra sözüm ona ‘sektöre farklı bakış açıları’ getirmek isteyen Hüseyin geçti teknenin başına… Hoca tekneyle konuşun yoksa küser diyince uzun muhabbetler etti tenkeyle… Ama tekne ona istediği estetiği asla bahşetmedi:D Tuna ile beraber yaptıkları sürreal çalışmalar hocanın bile gözünü doldurdu…

Biz ona artık Ebru Ustası Barınlı Zade Hacı Tak Tak Hüseyin Efendi Bey diyoruz.

 

Ders bittiğinde hocaya sorduk. ‘Hocam umut varsa gelelim, yoksa ne sizin vaktinizi alalım ne de biz vakit harcayalım’ Hoca bizden bizim kendimizden olduğumuzdan çok daha emindi. Hepinizde umut var dedi:p

Laf lafı açtı, konu icazete geldi. İcazet bir nevi diplomaymış… Bu kişi bu işi hakkıyla yapabilir demekmiş. Hocası öğrencisine icazet verdiği zaman, öğrencilikten çıkar, çalışmalarına imza atabilir ve hocalık yapabilirmiş… Bizde düşündük, grafik sektörüne artık icazet getireceğiz:D Artık ilk icazeti Adobe mi verir bilmem ama gelenek şahane…

Kısacası böyle güzel bir akşamdı. Haftaya Pazartesi saat: 19:30'da Semasanat merkezinde ebru yaparken bize eşlik etmeyi isteyen dostlarımızı bekleriz…  :)

 

 

 

 

Yazar : Pınar  |   Kategori :  Etkinlikler   
Yorumlar :  


Ahmet

6/8/2010 9:38:29 AM
Haaaahhh. Bir bu eksikti. Şimdi oda tamam oldu. Sırada ne var? ARP çalmaya başlayın siz birde...
Adınız      (*)
E-posta      (*)
Yorumunuz