Reklamcılar başarıyı sever ama başarısızlıktan yılmaz.
Haz 04 2010
Yazın Geldiğini Bugün Hissettim
Yazın geldiğini bugün hissettim. Yoğun çalışma temposuna eklenen ‘camları açın’ haykırışları sadece ofiste değil, toplu taşıma araçlarında da vardı.
Ajansın mutfağında iki cam arası cereyanda kalma arzusu baş gösterdi herkeste…
Geçen yaz sıcak bunalımından dolayı çalışma masamı mutfağa taşısam da bu sene ekiple beraber şanıma yakışır biçimde cam kenarında püfür püfür çalışacağım :)
Yazın geldiğini bugün hissettim. Diyete inat, yaz sebzelerinden yapılan kızartmalara yenik düştüm…
İkindi güneşi vurmuşken üzerimize kola alalım ama Turka olsun dedik gündemin ateşiyle. Bazı bazı Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın onurlu duruşunu konuştuk övünçle.
Yazın geldiğini bugün hissettim. Çay yerine art arda içilen soğuk meyve sularına karışan espriler ve konsept arayışları arasında…
Açık camdan yüzüme vuran rüzgarın ferahlığında şükrettim. Oh be! Dünya varmış. Var mıymış hakikaten tamda biz hayatı 12’den vurmuşken. Yoksa hayat mı bizi ?!…
Daha renkli giyinmek istedim bugün. Yersiz yaz heyecanımı yansıtacak kadar pastel. Renksiz hayallerimi boyayacak kadar baskın…
Yazın geldiğini bugün hissettim. Arkadaşlarımdan gelen düğün kartlarıyla neşelendim meydan okur gibi yalnızlığıma.
Toplasan iki kere görüştüğüm insan, Şehr-i Mevlana’dan ayrılacağından tıklattı kapımı… Vefanın yüzüne yerleştirdiği güzel gülüşüyle.
Bugün, bazı çıkmazlarıma rağmen çevremdeki güzellikleri hissetmek istedim. Yarın aynı olacağımın garantisini veremeyebilirim bu yazıyı okuyan herkes gibi.
Fakat ben yazın geldiğini hissettim ve bu günü çok sevdim…